rokettube porno türk porno

       

Toplam 2 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 2 arasi kadar sonuc gösteriliyor
Like Tree2Likes
  • 2 Post By Dökülük

Konu: Balıkçı kooperatifleri üzerine.



  1. #1
    Senior Member Dökülük - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    17.Mayıs.2012
    Nereden
    İstanbul
    Mesajlar
    12,173

    Balıkçı kooperatifleri üzerine.

    1163 sayılı yasa “Tüzel kişiliği haiz olmak üzere ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek veya geçimlerine ait ihtiyaçlarını işgücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli ortaklıklara kooperatif denir.” diye tanımlıyor kooperatifi. Değişik ticari yapıları tarif eder gibi görünen cümlelere rağmen kendisini diğerlerinden ayıran temel ve kesin bir sınıra sahiptir kooperatifler.

    Kooperatifler belli bir sermaye temelinde ticaret yada üretim yapmak için kurulmuş yapılar değildir. Ticaret ve üretim için kurulmuş yapılar ticaret kanununda tanımlanmışlardır. Kooperatifler ise kuruluş amaçları nedeni ile ayrı bir kanunla 1163 sayılı kooperatifler kanunu ile tanımlanmıştır.

    Ne gerçek usulde vergiye tabi olan bir işletmeye benziyor bu tanım nede ortaklı/ortaksız bir şirkete. Sadece temel faaliyetleri etrafında bir ortaklaşma ve bu ortaklaşmanın ihtiyaçlarını merkezileştirmek için bir araya gelmiş yapılardır kooperatifler.

    Lafı uzatmayayım. Bir kooperatif ticari faaliyet yapmak için kurulmaz. Örneğin bir balıkçı kooperatifi domates ticareti yapmaz. Ortağı olmayan balıkçıların yada kooperatiflerin ürünleri üzerinden de ticari faaliyet yapmaz.

    Konuya vakıf olmayan okuyucu muhtemelen ne var ki bunda 3 kuruş diğer işlerden kazansa fena mı olur diye düşünecektir muhtemelen. Lakin kooperatifler ortaklarının ürünleri dışında ki gelirlerden kar payı dağıtamaz. Kooperatifler ortaklarına sadece risturn dağıtabilirler.

    Buraya kadar söylediklerim kooperatifçilik mevzuatına dair genel kurallardır. Bunları benim tartışmak istediğim konunun dışında (zaten yapamazsınız) babında söyledim. Esas tartışmak istediğim ise gerek yasalar gerekse günümüz balıkçılığının (özellikle de küçük ölçekli balıkçılığın) içinde bulundu koşullarda balıkçı kooperatiflerinin görevlerini tartışmaktır. Yine de esas bölüme geçmeden önce su ürünleri kooperatifleri ana sözleşmesindeki amaç ve faaliyetleri hatırlatıp öyle devam etmek istiyorum.

    Kırsal Kalkınma Kurumu tarafından hazırlanan ana sözleşme şöyle tanımlıyor kooperatiflerin amaç ve faaliyetlerini;

    Madde 6- Kooperatifin amacı, her türlü su ürünlerinin üretimi, yetiştiriciliği, avcılığı,
    işleme, depolama, pazarlama konularında ortaklarına hizmet vermek ve gerektiğinde bu
    konularla ilgili tesisleri kurmak ve işletmek.

    Madde 7- Bu amacın gerçekleştirilmesi için aşağıda belirtilen konularda faaliyet

    gösterir;

    a) Ortakların balık ve diğer su ürünlerini üretme, yetiştirme, avlanma faaliyetlerini

    düzenlemek ve yönetmek.

    b) Çeşitli su ürünlerini cins ve durumlarına göre standart sınıflara ayırmak, sağlık

    şartlarına ve piyasa taleplerine göre ambalajlamak,

    c) Piyasaya sevk işlerinde su ürünlerinin istenen ve ihtiyaca uygun şekilde

    hazırlanmasını, muhafaza edilmesini ve naklini sağlamak,

    d) Taşınır ve taşınmaz mallar, aynlar edinmek, yaptırmak veya gerektiğinde satmak,

    işletmeleri devralmak, 6. maddedeki amaçları doğrultusunda gerektiğinde her türlü
    tesisleri kurmak ve işletmek.

    e) Ortakların her türlü ihtiyaçlarının temini ve elde edilen su ürünlerinin

    değerlendirilmesi ve pazarlanması ile ilgili ihracat ve ithalat işlemlerini yapmak ve
    yaptırmak,

    f) Kredi alınan banka, kurum ve kuruluşlara kooperatif tüzel kişiliğine ait taşınır ve

    taşınmaz malları ipotek ettirmek ve ortakları adına kefalette bulunmak.

    g ) Kırsal turizm faaliyetinde bulunmak,


    h) Ortakların sosyal, kültürel ve ulaşım konularındaki ihtiyaçlarına yönelik faaliyette

    bulunmak, (Ortakların birinci derece yakınları olan anne, baba, eş ve çocukları bu
    hizmetlerden yararlanır.)

    ı) Çevre korumaya yönelik faaliyetlerde bulunmak,


    j) Çalışma konularıyla ilgili şirket kurmak ve kurulmuş olan şirketlere iştirak etmek,


    k) Amaç ve çalışma konularında gazete, dergi, kitap çıkarmak ve her türlü yayın

    faaliyetlerinde bulunmak ve gerektiğinde seminer, sempozyum, panel, konferans gibi
    toplantılar düzenlemek.

    Yani diyor ki;

    Siz sıradan şirketler değilsiniz. Ticari faaliyetleriniz ortaklarınızın ürünlerini işlemek, pazarlamak, katma değer sağlamak vb. faaliyetler olmalıdır. Bunun yanı sıra yine ortaklarınızın üretim faaliyetlerindeki ihtiyaçlarını, bu kapsamdaki mal ve hizmetlerini temin etmek vb. faaliyetlerle sınırlı kalmalısınız.

    Ez cümle; yapacağınız her faaliyet ortağınızın ürünü üzerinden olmalıdır.
    Hem kanun hem ana sözleşme siz şirket değil kökleri Selçuklu dönemine dayanan (batıda da benzer örnekler mevcuttur) sosyoekonomik meslek örgütüsünüz.

    Gelelim esas meseleye.

    Bir mesleki faaliyetin kooperatif altında düzenlenebilmesi ve bu faaliyet temelinde ortaklaşabilmesi için söz konusu mesleki faaliyetin güvence altında sürüyor olması gerekir. Bizim yazımızda sözü edilen faaliyet balıkçılık faaliyetidir ve özel olarak tartışmanın hedef kitlesi küçük ölçekli balıkçıdır.

    Yakın kıyıda çoğunlukla demersal stoklar üzerinde yapılan küçük ölçekl balıkçılık her gün biraz daha yok olurken. Gerek avlanan tür ve miktar gerekse de avlayan balıkçı sayısı azalırken küçük balıkçıların yegane örgütü olan balıkçı kooperatiflerinin önünde çok temel bir görev çok hayati bir faaliyet vardır. Biz bu faaliyete sürdürülebilir balıkçılık ve geleneksel küçük ölçekli balıkçılığın korunması faaliyeti diyoruz. Bu faaliyetin asli unsuru küçük balıkçı ve kooperatifleridir. Paydaş Sivil Toplum Örgütleri, Akademya vb. yapılar sağlam ittifaklar olmalarına rağmen balıkçı ve onun örgütleri olmadan hiçbir şey yapamazlar.

    Bu tartışmaları çok uzun zamandır yapıyoruz ve tarihsel arka plana baktığımızda epeyce mesafe aldığımızı da söyleyebiliriz. Buna rağmen son 2 yıldır gerek sürdürülebilir balıkçılık faaliyetimizde gerek balıkçı kooperatiflerinin bu faaliyetteki önemli işler yapan balıkçı kooperatiflerinde gerekse de küçük ölçekli balıkçılığın korunması doğrultusundaki çabalarımızdaki gerilemeyi görmemezlikten gelemeyiz. Özelikle de balıkçı kooperatiflerinin görmezden gelmeye hiç hakkı yoktur.


    Bütün bunları neden anlatıyorum.

    Son birkaç yıldır İstanbul’un bazı balıkçı kooperatifleri bir şirket kurarak balık (ilk başlarda başka kalemlerde vardı) ticareti yapmanın uğraşı içindeler. Ticari başarısızlığını bir yana koyup bu girişimin başarılı olduğunu var sayalım. Ve şu sorulara cevap arayalım;

    Bu ticari faaliyetin ortak balıkçılara ne gibi bir maddi katkısı olacaktır

    Bu ticari faaliyetin küçük ölçekli geleneksel balıkçılığın korunmasına ne gibi bir katkısı olacaktır

    Bu faaliyetin küçük balıkçılığın faaliyet zonu olan kıyı alanlarının korunmasına ne katkısı olacaktır

    Bu faaliyetin küçük balıkçılığın en büyük sorunlarından birisi olan yasa dışı avcılığın engellenmesine ne gibi bir katkısı olacaktır

    Bu soruları birkaç kat daha arttırmak mümkün. Lakin cevap hepsinde olumsuz olacaktır. Ben en sert eleştirileri göze alarak burada söylemek zorundayım ki, bu faaliyet sürdürülebilir balıkçılık mücadelesine yabancılaşan bazı kooperatif ve bir yöneticilerinin sorunlardan kaçarak yapay bir gündem oluşturma çabasından başka bir şey değildir.

    Ben nezaket sınırları içerisinde kalmak ve oluşturulmaya çalışılan ekonominin yönetilmesi konusunda kelam etmek istemiyorum.

    Şüphesiz olan bitenden bihaber ortak balıkçılar bu konuda (kurulmadan önce öğrenebilirlerse) bir kelam edeceklerdir.

    Ben şimdilik kehanette bulunmak ve “yemedim yağından boğuldum dumanından” demek istiyorum.
    Ne demiş atalarımız?

    Yanlış hesap Bağdat’tan döner.

    Bu hesabında Bakırköy’den döneceğini umuyorum.
    bayraktar and mextrem69 like this.
    Kenan KEDİKLİ

    GELBALDER

  2. #2
    Senior Member
    Üyelik tarihi
    20.Haziran.2014
    Mesajlar
    257
    Bu ileri zekalının yanlış fikri Bakırköyden değil Ankaradan dönmelidir.

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •