rokettube porno türk porno

       

Toplam 2 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 2 arasi kadar sonuc gösteriliyor
Like Tree1Likes
  • 1 Post By Ömer Faruk KARA

Konu: Bize çiftlikçilere çalışıyorsunuz diyenlere gelsin.



  1. #1
    Senior Member Dökülük - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    17.Mayıs.2012
    Nereden
    İstanbul
    Mesajlar
    12,164

    Bize çiftlikçilere çalışıyorsunuz diyenlere gelsin.

    Sadece sürdürülebilir balıkçılık yetmez küçük ölçekli geleneksel balıkçılığı koruyacak politikalara ihtiyacımız var diye ortaya çıktığımızda,
    Kıyılar endüstriyel av araçlarının baskısından kurtarılmalı dediğimizde,
    Avlanma boyları yeniden düzenlenmeli dediğimizde bize "siz çiftlikçilerin ajanısınız" diyenler nerede.

    Bakın 18 metre kalksın boy yasağı kalksın diyen kim.
    İyi bakın ...













    Sn. Osman KOCAMAN



    Türkiye’de balık nesli tehdit altında

    Ülkemizde 70’li yılların sonundan itibaren gırgırla balık avcılığı hızla gelişmeye başlamış ve 80’li yıllarda uzun vadeli kredilerle teşvik edilerek ihtiyacın ötesine geçen kontrolsüz bir gelişme göstermiştir.

    Ahşap teknelerden saç teknelere hızla geçilmiş bununla da yetinilmeyip saç teknelere en boy eklenmesi izni verilerek birer iç deniz sayılan Marmara ve Karadeniz’de devasa balıkçı gemileri aşırı balıkçılık yaparak canlı balık stoklarının üzerinde ciddi av baskısı yaratıp balık neslinin geleceğini tehdit eder hale gelmiştir.

    Kuralları düzenlemesi gereken makamlar ise yıllar boyu bu gidişe dur diyememişlerdir. Yapılmak istenen kısıtlamalara da pek çok şekilde engel olunmuş kısaca balık avcılığı sirkülerleri kimin sesi daha gür çıkıyorsa (küçük büyük fark etmeden) o grubun isteklerini karşılar hale gelmiştir. Dolayısıyla bugün balık istihsalimizin en önemli aracı olan gırgır ile balık avcılığı hem ülkemiz için çok önemlidir hem de çözülmesi gereken sorunları vardır. İyi balıkçılık politikaları geliştirilemezse sorunlu bir sektör haline gelmesi her zaman mümkündür.

    Ama popülizmden uzak bir balıkçılık politikası uygulayabilen Türkiye’de hem küçük balıkçıyla büyük balıkçıyı birbirlerine düşman etmeden yetecek ekmek vardır. Geçen yıl yürürlüğe giren eski teknekelerin hurdaya çıkarılması kararı av stoklarının üzerinde baskıyı azaltma yönünde son derece faydalıdır. Gırgırla balık avcılığında çözüm bekleyen belli başlı sorunları ve çözüm önerilerimi aşağıdaki gibi özetleyebiliriz:

    1-Yavru hamsi avı: En önemli avcılık ürünümüz ve halkımızın denizden kaynaklı en önemli protein kaynağı hamsi balığıdır. Sürdürülebilir hamsi avcılığının en büyük sorunu 9 santimetreden ufak; yani yavru hamsinin avlanmasıdır. Bizim halkımız tezgâhta satılan yavru hamsi balığını zaten pek tüketmez. Geriye yavru hamsiye tek pazar balık unu fabrikaları kalmaktadır. Bunların sayısı da 8-10’u geçmez. Eğer Tarım Bakanlığı bu fabrikalara zaten topu topu 2-3 ay olan sezonda mal kabulünde kendi denetleme elemanlarını koyarsa yavru hamsi avının önüne geçilir. Bu kadar önemli bir ürünün en az bir kere yumurta bırakmasını güvence altına almalıyız.

    2-Çinekop boy yasağı: Diğer balıklarda olduğu gibi çinekop balığında da her kasada yüzde 10 miktarda 20 santimetreden az balığa tolerans gösterilmelidir. Hiçbir balık ağı 20-25 santimetrede 1-2 santimetre daha küçük balığı ayırt edemez. Bu durum balıkçımızın her an ceza yemesine müsait bir ortam yaratmaktadır.

    3-Kıyılarda 24 metreden sığ suda avlanma yasağı: Tüm gırgır balıkçıları senenin sadece 3 ayı (eylül-ekim-kasım) yani av vereceği göç döneminde bu yasağın 18 metreye inmesinde mutabıktır. Kalan 9 ayda 24 metre yasağının uygulanmasında sakınca yoktur. Böylelikle bilhassa kıyı gırgırlarının özellikle Marmara Denizi’nde trol gibi yasadışı yöntemlere meyletmesinin de önüne geçilir. Üstelik AB’de olduğu gibi bu istisna sadece o bölgenin avcılarına verilebilir. Örneğin Çanakkale limanına bağlı gırgırlar sadece Çanakkale kıyılarında 18 metrede avlanabilmeli, diğer limanlara bağlı balıkçılar o bölgede bu imtiyaza sahip olmamalı. Böylelikle diğer bölgelerden oraya balıkçı teknelerinin hücumu önlenebilir. Yerel balıkçı da kendi bölgesine sahip çıkacağı için otokontrol sağlanmış olur. Bu arada denizlerimizde 12 ay avlanmanın yasaklanacağı rezerv alanlarıda belirlenip ilan edilmelidir. 18 metreyi isteyen gırgır balıkçımız sürdürülebilir avcılık için bu uygulamayı da istemektedirler.

    4-Orkinos gırgırları: Orkinoz gırgırları diğer gırgırlardan ayrılmalı ve hiç hak etmedikleri halde tesadüfen bir sezon orkinoz avına bir şekilde katılmış tekne ile 30 yıldır bu işi yapan tekneler aynı kefede değerlendirilmemelidir. Son yıllarda maalesef bu iş kontrolden çıkmış ve bir rant aracı haline gelmiştir. Ege ve Akdeniz’de orkinos ve türevi balıkları tutacak tekneler Marmara ve Karadeniz’de avlanamamalı. Bu sorunlara eğilinebilirse, balıkçılakta yaşanan sorunları bir nebze de olsa gidermek mümkün olabilir.

    http://www.kocamanfish.com.tr/kocamanBalik_OsmanKocaman.html
    Kenan KEDİKLİ

    GELBALDER

  2. #2
    Member
    Üyelik tarihi
    31.Ağustos.2012
    Nereden
    İzmir
    Mesajlar
    43
    Balıkçılık bilimi şunu diyor;
    Sahip olduğumuz balıkçılık sahalarının, balık varlığının ve boyutlarının tahmini için, her sene güdümlü olarak ölçülmesi tartışma götürmeyen bir gerçektir. Bu ayni zamanda Ekonomi ve iktisat biliminin doğrularından “ölçülmeyen kaynak değerlendirilemez” tezi ile de örtüşmektedir.

    Ekonomik önemi olan hedef tür balıkların bir sonra yılda ne boyutlarda olacağına ışık tutan en önemli bilimsel bulgu, kendini üremeyle yenileyen pelajik ve demersal balıkların yumurta bırakma dönemlerinde, her sene planktondaki yumurta ve larva sıklığının (m2 veya mil2 de) en az iki kere ölçülmesidir. Bu bulguların ortalaması, av sezonu başlamadan, hedef tür balıkların anaçlarının boyutları hakkında bir tahmin yapılmasına ışık tutacaktır.

    Avlanma sezonu başlangıcında ve ortalarında yapılacak, bilimsel akustik stok ölçüm araştırma çalışmalarının (pelajik balıklar için scientific echo-sounder, sonar ve demersal balıklar için trolle alan tarama sörveyleri) ölçüm sonuç bulguları, biyolojik açıdan avlanabilir balık miktarlarının ne boyutta olmasını somut ifade ile ortaya koyacaktır. Stok ölçüm çalışmasında hesaplanan avlanabilir balık miktarı, ayni zamanda endüstriyel av gücünün tanzimine ve avlayabileceği balık miktarının sınırlanmasına bilimsel anlamda ışık tutacaktır.

    Kişisel kanaatim odur ki; Yukarıda kısa ve özet olarak ifade edilen bilimsel araştırma temeline dayanmayan, balıkçılığın geleceğine ışık tutan yönetsel somut (teorik ve uygulamalı) bir projeden yosun balıkçılık yönetiminin, balıkçılarımızı tatmin eden bir yapıda sürdürülebilmesi olanaksızdır.

    yukarıdaki yazıda “Tüm gırgır balıkçıları senenin sadece 3 ayı (eylül-ekim-kasım) yani av vereceği göç döneminde bu yasağın 18 metreye inmesinde mutabıktır.” deniyor.

    Bu süreç (eylül-ekim-kasım) özellikle eylül – ekim aylarında gırgırların 18 m. de balık avlamaları mayıs- haziran –temmuz aylarında yumurtadan çıkmış henüz yavru 0-6 aylık balıkların yoğun olarak sığ sahil sularında avlanmasını anlamını taşır. Bir diğer ifade ile, yavru balıklara en az kendini bir defa meydana getirme şansını vermemektir. Balıkçılık biliminde bir dişi balıktan en az 2 balık sofraya gelebilirse o deniz veya sucul ortam ekonomik açıdan önemlidir. Gırgırların söz konusu aylarda 18 m. ye inmeleri, o kaynaktan sofraya ½ balığın geleceğinden şüphe etmek gerekir. Bunun örneğini Lüferi; çinekop, palamut, uskumru, kolyoz gibi balıkları vonoz olarak avlayarak veriyoruz. Sonrada neden Lüfer-Kofana, Palamut-Torik, Uskumru, kolyoz balıkları sularımızda yok diyoruz.

    Şayet, gırgır balıkçılarımız 18 m.derine inmeyip, 24 m. ve daha derin sularda ve özellikle kasım ayından itibaren avlanma sezonunu açarlarsa, orta ve uzun vadede lüfer-kofana, palamut-torik, kolyoz, uskumru gibi balıkları, yine Karadeniz’ de en az 10 sene trol yasağı olursa, orta ve iri boy mezgit balığı, tüketiciyi memnun eden, satış boyunda tekir-barbunya balığı, dil-pisi, kalkan, mersin balığı gibi balıkları balıkçı vitrinlerinde görebiliriz.
    Dökülük likes this.

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •