Avcılık Faaliyetleri ile Karadeniz’deki Biyoçeşitlilik Arasındaki Olası Etkileşimler Üzerine Teknik Görüş
Dr. Mustafa ZENGİN, Dr. Yaşar GENÇ
03 Temmuz.2012
Trabzon Su Ürünleri Merkez Araştırma Enstitüsü
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Su Ürünleri ve Balıkçılık Genel Müdürlüğü, Avcılık ve Kontrol Daire Başkanlığı tarafından 2012-2016 yılları arasındaki su ürünleri avcılığını düzenlemeye yönelik olarak 19-21 Haziran 2012 tarihleri arasında Ankara’da gerçekleştirilen sirküler toplantısında; Karadeniz’de avcılık faaliyetinde bulunan gırgır balıkçı teknelerinin av operasyonları için minimum derinlik sınırının 30 m’den başlatılması önerisi gündeme gelmiş ve bu öneri ulusal boyutta tartışmaya açılmıştır. Bu kapsamda 3 Temmuz 2012 tarihinde ilgili daire başkanlığından gelen şifahi talimat ile konuya ilişkin Enstitümüzden bir teknik rapor talep edilmiştir. Trabzon SÜMAE, Balıkçılık Yönetimi Bölümü uzmanlarınca Karadeniz’deki balıkçılık av operasyonlarında kullanılan farklı özelliklerdeki ağların yakın/kıyı ekosistemi üzerindeki etkilerini içeren bir teknik rapor hazırlanarak aşağıda sunulmuştur.
Hedef dışı türler balıkçılıkta dünya okyanus ve denizlerinde en önemli problemlerinden biridir. Bu sadece ıskarta türlerin stoklarını değil aynı zamanda besin zincirini ve ekosistem deki habitatları da etkilemektedir. Amerika’da yapılan bir çalışmada 2002 yılı istatistiklerine göre total toplam ürün 3.7 milyon tonun 1. 06 milyon tonu hedef dışı ürün olarak tespit edilmiştir (Harrington vd, 2005). Ayni ülkede diğer bir çalışmada özellikle balıkçılıkta hedef dışı ürün olarak önemli derecede etkilenen deniz memelileri olduğu vurgulanmıştır (Read vd, 2006). Bu nedenle dünyada gelişmiş ülkelerde balıkçılıkta yeni düzenlemelere gidilmektedir. Yapılan bir çalışmada hedef dışı ürünün azaltılabilmesi için av araçlarında hedeflenmeyen türün yakalanabilirliğini azaltan düzenlemelerin yapıldığını ve belli bir başarı yakalandığını belirlenmiştir (Hall ve Mainprize, 2005). Av araçlarının hemen hemen hepsinde az ya da çok hedef dışı ürün söz konusudur. Hedef dışı avı azaltmak için sadece av araçlarının iyileştirilmesi yeterli değildir. Aynı zamanda av operasyonlarının yapıldığı kıyısal deniz alanlarındaki hassas habitatlar ve bu habitatlarda yaşayan pelajik, bentopelajik, demersal ve bentik makro faunanın da (balık ve diğer organizmalar) derinlik konturlarına bağlı olarak mevsimsel dağılımı dikkate alınmalı ve buna göre her bir hedef türü avlayan av araçları için bazı kriter ve sınırlamalar getirilmelidir.
Bu açıdan değerlendirildiğinde ülkemizin ticari balıkçılık stokları açısından en verimli denizimizi oluşturan Karadeniz; Yeşilırmak-Kızılırmak ve Karasu-Sakarya Şelf Bölgeleri hariç dar bir kıta sahanlığına sahiptir. Karadeniz litoralinin neredeyse kıyıdan itibaren başlaması ve maksimum 100-110 m derinlikte son bulması balıkçılık av sahalarını sınırladığı gibi sayısal ve teknik açıdan gittikçe gelişen av filosunu artık kaldıracak düzeyde değildir. Avcılık yöntemleri ve av operasyonlarının etkisi açısından değerlendirildiğinde Karadeniz’in yakın/sığ kıyı sularındaki avcılık baskısını dört kategoride ele almak olasıdır. Bunlar sırasıyla; (1) Küçük pelajik balıkların (hamsi, istavrit, lüfer, palamut) avcılığında kullanılan gırgır/çevirme ağları. Bu gruba küçük kıyı balıkçılarının kullandığı voli ağları da dahildir. Zira sonuç olarak stoklar üzerinde benzer etkiye sahiptirler. (2) Demersal balıkların (başlıca kalkan, mezgit, barbunya) avcılığında kullanılan dip trol ağları ile yine Samsun şelf bölgesinde çaça avcılığında kullanılan pelajik/orta su trolü ağları. Pelajik orta su trolü ağları ile Samsun şelf bölgesinin dışında hamsi, istavrit ve lüfer gibi hedef türlerin avcılığı serbesttir. (3) Dip sürütme ağları. Deniz salyangozu avcılığında, yakın kıyı sularında kullanılan ‘algarna’ ağları ile yine Batı Karadeniz’deki sığ/kıyı sularında, beyaz kum midyesi avcılığında kullanılan ‘hidrolik direçler’dir. Bu dört ayrı kategorideki av aracının her birinin yakın kıyı ekosistemindeki biyoçeşitlilik üzerindeki etkisi farklı olmakla birlikte, toplamda oluşturdukları zarar/yıkım küçümsenmeyecek boyuttadır. (4) Karadeniz’deki her türlü hedef balık türünün avcılığında kullanılan ve son 20 yıl içerisinde miktarları yaklaşık 10 katı bir artış sağlayan kıyı uzatma (fanyalı-fanyasız) ağları.
Kıyı balıkçılığı açısından balık stoklarının çöküşüne ilişkin en somut göstergelerin başında son 40 yılda mezgit ve barbunya avcılığında kullanılan galsama ağlarındaki ağ göz açıklığı büyüklüğündeki değişimlerdir. Balıkçıların verdiği bilgilere göre göz açıklığı genişliğindeki düşüşler ortalama onar yıllık periyotlarla şöyledir. 1980’li yıllar: 48-44 mm, 1990’lı yıllar; 40-36 mm, 2000’li yıllar; 36-32 mm, 2010’lı yıllar; 32-28 m’dir. Zengin (2012) tarafından Karadeniz kıyısı boyunca aktüel kalkan balıkçılığının durumu üzerine gerçekleştirilen bir araştırmada son 30 yılda (1990-2010) kıyı balıkçılarının kullandığı kalkan uzatma ağlarında 5 katı bir artış meydana gelirken, karaya çıkarılan birim çabadaki kalkan av miktarında 12 katı bir gerileme kaydedilmiştir.
Karadeniz’deki ticari avın büyük bir bölümü (%82.7) gırgır ve dip/pelajik trol (%12.2) ağları ile geri kalan kısmı ise çeşitli tasarım özelliklerine sahip kıyı uzatma ve sürütme ağları ile avlanmaktadır (Zengin vd, 1998). Gırgır avcılığı her ne kadar kıyı balıkçılığı kapsamında telakki edilmese de, Karadeniz’deki gırgır balıkçıları hamsi, istavrit, palamut, lüfer ve kefal gibi hedef türleri; başta akaryakıt tasarrufu olmak üzere avlanma kolaylığı sebebiyle 50 m gibi daha uygun derinlikler yerine kıyıya yakın suları tercih etmektedirler. Bu tür bir seçim daha çok istavrit ve lüfer sürülerinin avcılığında tercih edilmektedir. Özellikle Batı Karadeniz ve Marmara Denizindeki 0 yaş grubundaki lüferleri/çinekop avcılığında ve Karadeniz ve Marmara’nın bütününde istavrit avcılığında 30 m ve daha sığ sular kullanılmaktadır. Hatta av sezonu boyunca Karadeniz’in bütününde istavrit avlayan gırgırcılar ağlarını rıhtımlara, barınaklara ve plaj yakınlarına kadar girerek lokal alanlarda avlanmaktadırlar. Yakın kıyı suları ki buna Karadeniz’de 30 m’ye karda olan derinlikler de dâhildir; Enstitümüzün balıkçılık (populasyon dinamiği ve stok tahmini) araştırmalarında 0-30 m’lik derinlik konturu her zaman referans derinlik olarak alınmaktadır. Bu derinlik konturu bentik ve bentopelajik makro faunanın tür çeşitliliği açısından, diğer derinliklere göre daha zengindir. Karadeniz’in yakın kıyı/sığ suları; özellikle kalkan, pisi, dil ve şeffaf dil balığı gibi yassı balık populasyonları için beslenme alanlarını (nursery ground) oluşturmaktadır (Zengin ve Düzgüneş, 2000). Aynı zamanda başta barbunya olmak üzere, izmarit, trakonya, iskorpit, kaya türleri, tiryaki, mavruşkil, kötek, kırlangıç gibi Karadeniz’in birçok karakteristik balık türünün yavru ve genç bireylerinin beslenme habitatlarını oluşturmaktadır.
Aynı zamanda yukarıda sıralanan bu türlerin ergin bireyleri çoğunlukla geç bahar (Mayıs)-yaz ve erken sonbahar (Eylül) dönemlerinde üreme göçü için Karadeniz için karakteristik olan ve 35-40 m’lerde başlayan termoklin tabakasından daha sığ sulara (15-20-30-35 m’ler) yönelirler. Barbunya gibi diğer birçok türün üreme olgusu Eylül ayının sonuna kadar devam etmektedir (Genç vd, 1999).
2000’li yıllarda Karadeniz kıyısı boyunca gerçekleştirilen birçok balıkçılık araştırmasında, gırgır ağlarının da tıpkı dip trol ağları gibi bentiğe de inerek dip faunasına ait gerek ekonomik olsun, gerekse de ekonomik değeri olmasın bütün türleri avladığı tespit edilmiştir. Zengin vd (1998) tarafından ticari balıkçılık ağları üzerine gerçekleştirilen bir araştırmada; hamsi av sezonunda, gırgır ağlarındaki hedef dışı av oranları mezgit için %3.2, kalkan için %2.1, barbunya için ise %1.9 olarak hesaplanmıştır. Bu çalışmada gırgır ağlarının av operasyon derinliği 18-65 m’ler arasındadır. Trabzon SÜMAE tarafından 2006 yılından itibaren gerçekleştirilen “Gırgır Balıkçılığını İzleme Projesi” kapsamında, Doğu Karadeniz’de istavrit ve hamsi av sezonu boyunca gırgır balıkçılarının ağlarına giren hedef hamsi ve istavrit avının yanısıra ağa giren ticari değere sahip olan ve olmayan tüm ıskarta av oranları da tespit edilmiştir (Genç vd, 2009; Genç vd, 2011). Elde edilen sonuçlar sırasıyla Tablo 1 ve Tablo 2’de verilmiştir. Bu sonuçlara göre 2006/07, 200708, 2008/09 ve 2009/10 hamsi gırgır avcılığında ağlara giren hedef dışı/ıskarta av oranları sırasıyla; %11.4, %5.4, %5.9 ve %9.0 olarak bulunmuştur. Hamsinin hedef tür olarak avlandığı bu avcılıkta, hedef dışı türleri başlıca barbunya, mezgit, istavrit, çaça, sardalye ve diğer türlerden (izmarit, kaya balıkları, iskorpit, tiryaki, dil, pisi, karides, yengeç, denizatı vb) meydana gelmektedir. Hedef dışı avın içerisinde kalkan, köpek balığı, vatoz gibi büyük bireyler kasalanmadan önce seçildiği için bu tahminde yer almamıştır. Bununla birlikte hedef dışı ekonomik türlere ait büyük bireyler balıkçılar tarafından değerlendirilmek üzere alıkonulmaktadır. Hedef avın istavrit olduğu benzer çalışmada ise hedef dışı av oranları sırasıyla; %9.6, %5.6, %2.8 ve %7.7 olarak hesaplanmıştır.
Tablo 1.
Doğu Karadeniz’de 2006/2010 yılları arasında hamsi avcılığındaki hedef dışı av oranlara (%)
Türler AV SEZONU 2006/2007 2007/2008 2008/2009 2009/2010 Barbunya 0.10 0.07 0.10 0.32 İstavrit 9.95 0.88 0.10 1.10 Çaça 0.66 4.24 5.49 7.01 Mezgit 0.12 0.10 0.09 0.27 Sardalya - - - 0.47 Diğer* 0.56 0.11 0.11 0.68 Hedef dışı 11.38 5.40 5.89 9.85 Hedef tür 88.62 94.60 94.11 90.15 Toplam 100.00 100.00 100.00 100.00
Tablo 1.
Doğu Karadeniz’de 2006/2010 yılları arasında istavrit avcılığındaki hedef dışı
av oranlara (%)
Türler Av sezonu 2006/2007 2007/2008 2008/2009 2009/2010 Barbunya 0.65 0.16 0.26 1.09 Çaça 0.03 0.64 0.77 1.37 Mezgit 0.39 0.17 0.38 0.53 Tiryaki 0.49 0.35 0.06 0.55 İzmarit 0.51 0.02 0.24 0.66 Lüfer 0.16 0.10 0.23 0.29 Hamsi 6.87 2.75 0.27 1.32 Sardalya - - - 0.54 Diğer* 0.48 1.44 0.54 1.40 Hedef dışı 9.58 5.63 2.76 7.75 Hedef tür 90.42 94.37 97.24 92.25 Toplam 100.00 100.00 100.00 100.00
Şahin vd, (2008),
Rize açıklarında, 2005/06 av sezonunda, ticari tekneleri ile yaptıkları gırgır avcılığındaki hedef dışı ava yönelik araştırmalarda, kıyıdan itibaren 18-20 m derinliklerdeki ıskarta av oranlarını ağırlık olarak % 7.3, istavritte ise % 11.05 ve % 9.65 olarak hesaplamışlardır.
Bu sonuçlara göre; Karadeniz’de hamsi ve istavrit avcılığında kullanılan gırgır ağlarının amaç dışı ve yanlış kullanıldığını çok net olarak göstermektedir. Uzun yıllardan beri su ürünleri avcılığını düzenleyen genelgelerde mekanik güç kullanan gırgır ağlarına 18 m’den daha sığ sularda avlanma yasağı getirilmiştir. Halbuki bu gün Hamsi avcılığında kullanılan gırgır ağlarında ağ boyu maksimum 1000 m’ye, derinlik ise 150 m’lere ulaşmıştır. Operasyon sırasında bu ağlar, özellikle de biyoçeşitlilik açısından zengin ve hassas olan yakın kıyı sularında, yaklaşık 30 m’den daha sığ derinliklerde tamamen zemine oturmakta ve dipteki tüm canlının ağa girmesine sebep olmaktadır. Başta biyoçeşitlilik olmak üzere balıkçılık dinamiği açısından da yakın kıyı sularının korunması için mutlaka acil tedbirlere ihtiyaç bulunmaktadır. Diğer taraftan gırgır ağlarında kullanılan ağ materyalinin normal bir seçiciliğinden bahsetmek de olanaksızdır. Aktif avlama özelliğine sahip 12 mm’lik göz açıklığındaki bu ağların operasyon sırasında herhangi bir seçiciliği de bulunmamaktadır.
Trabzon SÜMAE ve ODTÜ Deniz Bilimleri tarafından birlikte yürütülmekte olan TÜBİTAK 1007-HAMSİ Projesi kapsamında; Kasım-Aralık, 2011 ve Ocak-Şubat, 2012 dönemlerinde, Karadeniz kıyısı boyunca gerçekleştirilen deneysel akustik sörveylerde rastlanan balık sürülerinin (buna hamsi ve istavrit sürüleri de dahildir) %10’luk bir kısmı sadece 30 m’den daha sığ sularda dağılım göstermektedir. Yani hamsi de dahil pelajik balık sürülerinin %90 gibi büyük bir oranı 30 m’den daha derin sularda dağılım göstermektedir (Şekil 1). Bu sonuç mesleki balıkçıların kıyı bölgelerindeki hamsiye yönelmelerinin balıkçılık ekonomisi açısından avantajlı olmayacağının bir göstergesidir (Gücü, 2012).
Şekil 1.
Kasım-Aralık, 2011 ve Ocak-Şubat, 2012 dönemlerinde, Karadeniz’de gerçekleştirilen Akustik sörveylerde littoral bölgedeki derinlik konturlarında gözlenen balık sürüleri (TÜBİTAK, 1007 HAMSİ Projesi, geçici sonuçlar, Haziran, 2012).
Sonuç olarak gırgır ağları için Karadeniz’in bütününde eşit derinlikte av yasağı uygulanmalıdır. Doğu ve Batı Karadeniz’deki farklı derinlik yasağının açıklanabilecek bir mantığı yoktur (Bazı lokal bölgelerde kıta sahanlığının kıyıdan itibaren keskin bir şekilde derinleşmesi bu açıdan bir gerekçe olmakla birlikte geçmişteki spesifik alan değerlendirmelerinin pratik açıdan uygulanamadığını göstermiştir). Aksine geçmiş dönemlerde çevirme ağları için getirilen mevcut derinlik yasağı yetersizdir. Bunun Karadeniz’in bütününde kıyıdan itibaren en azından 30 m’ye (16 kulaç) çıkarılması gerekir. 1 Eylül tarihinden itibaren başlatılan gırgır avcılığı; kıyı ekosistemi üzerinde, özellikle bentik ve demersal makro fauna üzerinde çok olumsuz etkiler yaratmaktadır. Bu ağlar sahip oldukları derinlik nedeniyle, operasyon sırasında tıpkı dip sürütme ağları gibi bentik ortam ile (deniz zemini) temas etmekte ve birçok canlı organizma bu ağlara girmektedir. Bu zararın boyutları özellikle hamsi ve istavrit avcılığında daha çok görülmektedir. Bundan başka Karadeniz kıyısı boyunca ölçüsüz bir şekilde artan kıyı uzatma ağlarına efor/büyüklük olarak bir sınır getirilmeli ve bu ağların kesinlikle gündüz saatlerinde denizde/operasyona bırakılmaması gerekir. Zira artan kıyı balıkçısının sınırsız avcılığı yakın kıyı ekosistemine zarar vermektedir. Bu konuda en prototip örnek; Karadeniz için çok değerli bir balık türü olan ve stokları ileri derecede yıpratılan barbunya populasyona, uzatma ağları ile yıl boyunca avcılığına izin verilmesidir. Barbunya populasyonu üremesini Haziran ve Eylül arasındaki periyotta; yoğunlukla da Temmuz ayında gerçekleştirmektedir. Trol ile bu dönemde avlanmazken, kıyı balıkçılarının uzatma ağları ile avcılığına izin verilmektedir.
Kaynaklar
Genç, Y, Zengin, M., Başar, S., Tabak, İ., Ceylan, B., 1999.
Ekonomik Deniz Ürünleri Araştırma Projesi, TAGEM/IY/96/17/3/001, Sonuç Raporu, Trabzon Su Ürünleri Merkez Araştırma Enstitüsü, 157 s.
Genç, Y., 2000.
Türkiye’nin Doğu Karadeniz Kıyılarındaki Barbunya (Mullus barbatus, Ess., 1927) Balığının Biyoekolojik Özellikleri ve Populasyon Parametreleri. Doktora Tezi. KTÜ Balıkçılık Teknolojisi Mühendisliği Anabilim Dalı. 174 s.
Genç, Y., Ak, O., Başçınar, N.S., Sağlam, H., Dağtekin, M., 2009.
Doğu Karadeniz’de gırgırla yapılan hamsi ve istavrit avcılığında karaya çıkarılan üründeki hedef dışı türlerin kompozisyonu. XV. Ulusal Su Ürünleri Sempozyumu: Ekosistem Yaklaşımlı Su Ürünleri Üretimi. Rize Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi 01-04 TEMMUZ 2009.
Genç, Y., Ak, O., Başçınar, N.S., Dağtekin, M., Akpınar, Ö. İ., Erbay, M., 2011.
Gırgır Balıkçılığını İzleme Projesi. Ara Rapor, Trabzon Su Ürünleri Merkez Araştırma Enstitütüsü. Proje No: TAGEM/ HAYSÜD/2006/09/02/02, TAGEM 2011 Yılı Program Değerlendirme Toplantısı, 7-11 Şubat, 2011, Antalya.
Gücü, A.C., 2012.
TÜBİTAK, 1007-110 G 137 Ulusal Balıkçılık Veri Toplama Programı İçin Karadeniz’de Hamsi Stoklarının Akustik Yöntem İle Belirlenmesi ve Sürekli İzleme Modelinin Oluşturulması Projesi, Geçici Sonuçlar, Haziran, 2012 (Ara Rapor). DOI
Hall, S.J., Mainprize, B.M., 2005.
Managing by-catch and discards: how much progress are we making and how can we do better? Fish and Fisheries, 6: 134–155.
Harrington, J. M., Myers, R.A., Rosenberg, A.A., 2005.
Wasted Fishery Resources: Discarded By-Catch in the USA, Fish and Fisheries, 6: 350–361.
Read, A.J., Drinker, P., Northridge, S., 2006.
Bycatch of Marine Mammals in U.S. and Global Fisheries, Conservation Biology, 20 (1): 163–169.
Şahin, C., Hacımurtezaoğlu, N., Gözler, A. M., Kalaycı, F., Ağırbaş, E., 2008.
Doğu Karadeniz Bölgesinde Gırgır Ağlarında Hedef Dışı Av Kompozisyonun Araştırılması Üzerine Bir Ön Çalışma. Journal of Fisheries Sciences.Com 2 (2(5): 677-683.
Zengin, M., Genç, Y., Bahar, M., 1998
. Gırgır ve Trol Avcılığının Karadeniz’deki Kıyı Balıkçılığı Üzerine Olan Etkilerinin Tesbiti, Türkiye’nin Kıyı ve Deniz Alanları II. Ulusal Konferansı, 24-27 Eylül 1998, Ankara, Bildiriler, Editör: E. Özhan, 251- 260.
Zengin, M., Düzgüneş, E., 2000.
Güneydoğu Karadeniz (Trabzon) Kıyılarındaki Yassı Balıkların Bolluk ve Dağılımları, 1. Ulusal Deniz Bilimleri Konferansı, 30 Mayıs-2 Haziran 2000, Ankara, ODTÜ, Erdemli Deniz Bilimleri Enstitüsü, TÜBİTAK, Bildiriler ve Posterler, 165-170.
Zengin, M., 2012.
Doğu Karadeniz'deki Kıyı Balıkçılığının Güncel Durumu: Kalkan Avcılığı Örneği. Doğu Karadeniz Balıkçılık Paneli, 9 Mayıs 2012, Sunumlar. Ordu Fatsa Deniz Bilimleri Fakültesi Ordu Tarım, Gıda ve Hayvancılık İl Müdürlüğü.
:
.com
2(5): 677-683 (2008) DOI: 10.3153/jfscom.2008034
J
ournal






2Likes
LinkBack URL
About LinkBacks



Al?nt? ile Cevapla

Bookmarks